donduakgun
2 Takipçi | 8 Takip
15 12 2014

KENDİMİ ARIYORUM

       Yaşam felsefesi olarak insan hayatının illaki bir bölümünde aklından bir sürü sorular sıralanmıştır. Ben kimim? Benim yaratılma gayem nedir?  Ne için yaratıldım? Ve yine hayatında bocaladığı, kendini aradığı, mutluluğu, huzuru, varlık sebebini sorgulamıştır. Bu soruların peşinde koşmuştur, tıpkı benim gibi…          Kendimi ararken kaybolup gittim… nerden başlasam, hangi yoldan devam etsem bilemedim. Bildiğim tek şey bir yerden başlamam gerektiği…          Ve anladım ki insan başıboş yaratılmamıştır, bende başıboş yaratılmadım. Benim bir sahibim gözetip, koruyan yaradanım var…          Çoklarının gıpta ederek baktığı senin hayatından sen zevk alamaz hale gelirsin. An gelir bir çocuğun gülümsemesi mutlu eder seni… sayfalar dolusu kitabı okursun ama yalnız bir cümlesi anlam katar hayatına, büyük bir haz duyarsın, hayatına yön verir… ya da sobanın üzerindeki çaydanlığın sesi mutlu eder seni, ruhunu dinlendirir adeta… ve yine dışarıda yağan yağmurun sesi mesela…          Bazen kocaman şeylere sahipken küçücük durumlardan zevk alırsın… bazen uzaklarda ararız sevgiyi, mutluluğu ama yanı başımızda saklıdır göremeyiz. Mutluluk çoklarının peşinde koştukları, azlarının sahip olduklarıdır… sahip olduğunun ne kadar değerli olduğunu ancak kaybedince anlarsın… elinden kayıp gitmiştir ve elinden ne yazık ki bir şey gelmemektedir.       Çaresizliğinin hüküm sürdüğü bir anda tek gidecek kapın  Rabbin olduğunu unutmamalısın…  ... Devamı

04 05 2014

BABAANNEME…

         Acısıyla tatlısıyla kah ahlayarak kah gülerek, kah aç kah susuz yıllarını verdi bu dünyaya, doksanı aşkın yıllar…ama bir gün geliyor Azrail gelip alıyor acını. Kimsenin itiraz etme gibi bir seçeneği yok, kimsenin gücü yetmiyor buna…işte bu noktada sonsuz kudret sahibi olan Allah karşısında çaresiz kalıyoruz. Çok sevdiğimizi, değerlimizi toprağın altına gömüyoruz, yürek nasıl dayanıyor buna. Ama yine de öyle böyle hayatımıza kaldığı yerden devam ediyoruz. Ne yazık ki hayatın acımasız kanunu.          Düşünüyorum da babaannemin ölüğünü rahmetli dedem biliyor mu? Acaba birbirini gördüler mi? Acı çekiyorlar mı? Akıbetleri nasıl?           Babaannem son nefesini verirken neler yaşadı acaba?           Ne korkunç her şeyin son olduğunu görmek…şu koca senelerin bir dakikalık zamanmış gibi gözlerinin önünden geçmesi…artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı…elinden artık hiçbir şeyin gelmemesi ne korkunç…düşündükçe ürperiyor insan…          Yaptığı amellerden başka yanında götürebileceği bir şeyin olmaması…insan düşünmeden edemiyor ‘bunca zaman ben ne diye uğraştım’ diye…dünya adına her şey boş ve gereksiz geliyor…          Bu kadar yıl acısıyla tatlısıyla bu hayata gönül verdi. Kimsenin yeri doldurulamaz. Bir anda kaybetmek… canımı acıtıyor, hele ki nereye baksam onun hatıralarıyla karşılaşıyorum ya…onun bana söyledikleri benim için yaptıklarını hatırladıkç... Devamı

17 03 2014

PİŞMANLIKLAR

          Çoğu insanın  hayatı pişmanlıklarla, keşkelerle,sonunu bilemediği yanlışlıklarla sürüp gider. Vicdan azabını andıran bir histir, insanın içini kavurur…Düşünüyorum da, bu güne kadar ne yaşadıysam hiç birinden pişman değilim, keşkelerim yok.Çünkü; ne yaşadıysam hepsi de bana bir şeyler kattı.  Artıları da oldu eksileri de…            İnsan keşkelerine ahlayıp vahlayacağına yeni bir sayfa açabilmeli, hatta iki sayfa açsın ki öncekilerin, geçmişin hiçbir şekilde izi kalmasın…           Yürürken her adımda mayın varmışçasına emin adımlarla yürümelisin ki, pişmanlığın olmasın...           Düşünelim ki Allah bize şu dünyada yaşamamız için iki hayat vermiş olsun…ve de bugün yeni hayatımızın başlangıcı olsun…önceki hatalarımızı hiç tekrarlamazdık…neleri yapmayı terk ederdik,nelerin peşinden sonuna kadar gider,nelere sımsıkı sarılırdık, nelerden vazgeçerdik…            Benim yaşadıklarım arasında en büyük hatam hep kendi kendime zulmetmem, kendi kendime acı çektirmem..Gördüklerimi bir kılıf uydurup görmezden geldim…nasıl görmek istiyorsam öyle inandırdım kendimi..bile bile zulmettim kendime…yani en büyük kötülüğü ben kendime yaptım…insanın ne kastı varki kendine bu kadar zulmediyor..            Ama her olaydan çıkarılacak dersler mutlaka vardır. Önemli olansa bunları görmek..kör olmamak…tekrarlamamak…    &nb... Devamı

17 03 2014

ELİNDEN UÇUP GİDEN HAYALLER

          Yıllardır birini seversin hiç görmeden, tanımadan…sonra biri çıkar ki karşına işte bu dersin yıllardır yüzünü bile görmeden, kim olduğunu bilmeden sevdiğim kişi bu dersin…yakın hissedersin kendine, yıllardır tanıyormuş gibi, gülüşü yüreğini ısıtır…ömre bedeldir bir anlık gülümsemesi…meğer onunla tamamlanıyormuşsun, onunla bir bütün oluyormuşsun. Ki o yüzden onu kaybettiğinde bir boşluğa düşüyorsun…hiçbir şeyin dolduramayacağı bir boşluk..           Zaman öyle bir duruma düşürüyor ki seni, istediklerini ardında bırakıp yeni bir yol çizdiriyor. Ama o yolda genellikle bir ilerleme kat edemiyorsun. Çünkü; aklın geride bıraktıklarındadır. Sahip olamadığın, elinden uçup giden hayallerindedir. Devamı

10 12 2013

Her Şeyin Bir Sebebi Var

 Bilmiyordum, bilemedim…meğer ne zormuş büyümek, ne acıymış…yüreğimden bir şeyler söküp atıyorlar sanki…düğümleniyor…adeta bir çığlık gibi kelimeler birikiyor içimde…bulunduğu yeri kavuruyor… Bir türlü öğrenemedim bardağın dolu tarafından bakmayı…gözlerim hep boşu görüyor…bardağın dolu tarafından bakabilseydim şayet, hüznün de bana verilmiş bir nimet olduğunu kavrayabilirdim…mesela kederli olduğum anlarda daha geniş, daha derin düşünebiliyorum…daha önemlisi de Rabbimi  daha fazla anıyorum, Onun sonsuz kudretini daha fazla idrak edebiliyorum…böyle zamanlarda varlığını daha çok hissediyorum…sanki ilacın bende, isteki benden yardım elimi uzatayım sana, dediğini hisseder gibiyim…sana benden başkasının faydası olmaz, anca ben derdine derman olur ,acını hafifletebilirim diyor…düşünemiyorum inançsızlığımı, yoksa kime arz ederdim derdimi, kimden medet umabilirdim…düşünmesi bile korkunç… Acılardır insanı olgunlaştıran, boş geçen yıllar değil…acıyı tadacaksın ki elindekilerin kıymetini bilesin…Allah beyazı yaratmasaydı karanın bir anlamı olmazdı...göstermeseydi nimetlerini gözün bir değeri olmazdı…derdi yarattı ki cenneti arzulayabilelim…derdi yaratan dermanını da yaratmıştır mutlaka… Bir düşünüre sormuşlar evlenince ne oluruz diye, cevabı ise ya mutlu olursunuz ya da filozof…dertler insanı filozof yapabiliyor…hayatımızda hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır, başımıza gelenlerin hepsinin bir sebebi vardır…hayır gibi görünende şer, şer gibi görünende ise hayır olabiliyor, şerleri hayra çeviren de duadır.... Devamı

10 11 2013

DUA

      Duadır kulluğun acizlik göstergesi. Bizi Allah nezdinde değerli hale getiren. Engelleri aşan, bütün kapıları açan.             Düşünki her ne yapsan, ne dua etsen, yalnızlığını, çaresizliğini, hüznünü, sevincini duyan, her daim yanında olduğunu bildiğin bir Rabbin var. Doğru da yapsan yanlış da yapsan seni hiç yüzüstü bırakmayan, dualarına icabet eden bir Rabbin var. Sen O’nu unutsan da, yüzünü çevirsen de O seni her düşüşünde yeniden kaldırır. Dua ettiğinde kalbini ferahlatır.             Furkan 77.ayetinde Allahü Teâlâ buyuruyor ki: Deki ”Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?” Evet, duamız olmasaydı ne ehemmiyetimiz olurdu? Dua etmek Rabbinin yaratan olduğunu tasdik etmek demektir. İsteğinin yalnız O’nun yerine getireceğini bilmek demektir. Mucib O ki el açıp kendisinden isteyenleri boş çevirmeyendir. Çaresizlerin, mazlumların, muhtaçların halini görüp medet eyleyendir. Dualara icabet eden, isteklerimizi karşılıksız bırakmayandır. Kalbimizdeki en ince dualarımızı işitip karşılık verendir. Bakara 186. ayetinde Allahü Teâlâ buyuruyor ki:  “Kullarım Beni sana soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben onlara çok yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim.” demiştir. İsteyin ki vereyim deyip fazlı keremiyle muamele eder. Şu evren de kim der isteyin ki vereyim sadece Benden yardım isteyin diye.             Ezelden ebede bir O duymadı mı seni? Haykırışlarını, çığlıklarını bir O dinlemedi mi? O merhem olmadı mı yaralarına. Biz insanlar nankör varlıklarız. Derdimiz olmadığında unutuyoruz Rabbimizi, şükrü unutuyo... Devamı

03 11 2013

Kurtuluşu Ölümde Arayanlar

Kurtuluşu ölümde arayanlar..Ölmek kurtuluş mudur? Ya öbür taraftaki hayat? Ondan kurtuluş var mı? Burdaki dertlerden usanıp kurtuluşu ölümde arayanlar, ahiretten kurtuluşu bulabilecekler mi? Şu fani dünyadan da sonsuz hayattan da tek medetimiz cennet. Peki oraya layık mıyız? O kurtuluşu ölümde arayanlardan biri de benim ne yazık ki… Öyle bir an geliyor ki gözlerimi bu dünyaya kapatırsam bütün acılarım diner, her şey son bulur diye düşünüyorum. Ama ne yazık ki boş bir avuntudan ibaret…biz sadece anı düşünüyor, ölüm sonrasını hesaba katmıyoruz… Korkuyorum…ama korkum ölümden değil..korkum sonrasından…ölüm sadece ahirete açılan kapı…ya sonrası? ya kaybedenlerden olursam? ya Allah yüzüme bakmazsa, ya onu hiç göremezsem…Korkum günahlarımdan, sonsuzluktan…bir kere yaratıldın mı tamam artık son denen yokluk denen bir şey yok…aklın alamayacağı kadar yaşam… Sen varsın sadece,”sen” sana senden başkasının faydası olmayacağı bir kapıdan içeri gireceksin…bir zaman gelecek en sevdiğin kişilerden ayrılacaksın, sen kendin kalacaksın, akıbetimiz ne olur o meçhul… Ama şunu da unutmamak gerekir. Bazen kendimi çok özel hissediyorum…düşünsene, dünyada bütün varlıkları yaratırken seni de yaratmayı mahrum etmemiş yaradan…bütün mahlukları yaratırken ya bir sen eksik olsaydın…Senai Demirci’nin de dediği gibi  “ölmeden önce bil öleceğini ki yaşatıldığını fark edesin”. Allah bir dert verdiğinde isyan ederken hiç düşündün mü ? Allah’ın bize ne kastı var ki bizim acı çekmemizi istesin…kendi yarattığına ne kastı olabilir ki…Allah sana değer ve... Devamı

02 10 2013

Neden Bu Kalp Yalnız Allah İçin Atmıyor

Acaba ben çok mu güçsüz biriyim...duygularıma yön veremeyecek kadar...mantığımın izinden gidemeyecek kadar acizim...insanın kendine ne kastı var ki bu kadar canını acıtanların peşinde hep...neden Allah ismi değil de başka isimler dilde hep...neden bu kalp sadece Allah için atmıyor ki, sahip olduğum kalbin yegane sahibine...neden tutunduğum bütün dallar çürük hemen kırılıyor...neden yanlış kapıları çalıyorum, tek doğru kapı varken...neden hep geceyi yaşıyorum, ne zaman sabah olacak da gündüzü yaşayacağım…artık ölüm daha cazip gelmeye başladı bana yaşamaktan...bir türlü beceremedim Allah`a layıkıyla iyi bir kul olmayı... Omzuma kendi yüklediğim yüklerin altında eziliyorum... yıkılmadan düşe kalka ilerlemeye çalışıyorum, Allah taşıyamayacağımız yükü yüklemezmiş omzumuza...sadece biz yüklenmesini, taşımasını beceremiyoruz o yüzden ağır geliyor bu dünyanın yükleri... İçimde öyle bir sızı var ki Rabbim, yalnız sana sığınamamanın acısını çekiyorum..kelimeler tarifsiz...içime sığmıyor hüzünlerim…medet umarcasına Sana koşuyorum…vurduğum her kapı yüzüme kapanırken bir Sen duyuyorsun çığlıklarımı..meğer ettiğim her dua Sana açılan kapıymış…yüreğimde hissediyorum Seni dualarımla…yakarışlarım Senle anlam kazanıyormuş… İnzivaya çekilsem, her şeyden soyutlasam kendimi, yalnız sen olsan yüreğimde Rabbim, mümkün mü bu? Ne acıdır insanın boşlukta olması, çırpındıkça o boşluğa daha çok kazınması… Ama biliyorum benim de sabahım olacak bir gün çünkü; Rabbim inşirah suresinde buyuruyor ki: “Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken y&... Devamı