donduakgun
2 Takipçi | 8 Takip
11 03 2015

Kitaplar Yürekleri Okur

Kitaplar Yürekleri Okur |  görsel 1

         Şöyle uzaklara kimsenin bilmediği bir yere götürsem kendimi… Herkesten ve her şeyden uzak… Bazen inzivaya çekilmek en iyisi… Tıpkı Said Nursi’ninki gibi bir ağaç evim olsun. Uzun uzadıya düşünsem…

          Şöyle düşünüyorum da herkes bir şekilde ayrılıyor yanımdan ve ben kendimle kalıyorum. Herkesi susturmayı başarıyorum bir kendimi susturamıyorum. Susturamadıklarımdan, duymaktan rahatsız olduklarımdan istediğim zaman  uzaklaşabiliyorum. Ama bir kendimden geçemiyorum. Bazen iyi ki ben ‘ben’ olarak doğmuşum diyorum, kendimi seviyorum. Bazense kendime küsüyorum, bu sen olamazsın diyorum, susturmaya çalıştıkça bir çığlık gibi haykırmaya devam ediyor bana… İnsan en çok kendini tanıyamaz, kimse beni anlamıyor dersin ya önce sen tanı kendini…

          Sadece kendinle konuşup kendini  dinlemek… Ne çok şey var kendimize söyleyecek… Ne kadar zaman oldu iç sesimizi dinlemeyeli… Ne çok  söyleyecekleri vardı sana… Daha ne kadar susturacaksın… Sana senden daha yakın kim var ki Rabbinden başka. Başkalarını dinleyerek kafanı bulandıracağına kendini dinle… Kıskanç insanlar seni çekemeyenler senin duymaman gerekenleri, seni su-i zana sevk edecekleri şeyleri hep sana söylüyorlar. Böylelikle insanlara karşı güvensizlik peyda ediyor. İnsan gün boyu neler düşünmüyor ki . Karşındakinin düşüncelerini okuyabildiğini düşün kimse kimsenin yüzüne bakamazdı. Anlık yanlış düşüncelerimiz, ön yargılarımız v.s. O yüzden hep başkalarını dinleyeceğine biraz da kendini dinle.

         Yalnızca ben olsam ağaç evimde Rabbimle… Uzun uzun konuşsak… ben aczimi dile getirsem Sense nurunu huzurunu versen bana… ben ağlasam Sen silsen gözyaşlarımla günahlarımı… ben düşünsem Sen ilhamlar versen bana…

           Kendini çözememezlik, arayıp da bulamamazlık… Baktım ki kendim veremiyorum bazı sorulara cevap, belki dedim kitaplarda bulurum, onlar anlatmıştır beni. Her satırda kendimi aradım bir ışık görürüm belki diye. O ışığı bulursam izinden gider yolumu bulurum belki diye. Işığı takip ederek gitmek istediğim yeri bulurum belki diye.

         En sadık dosttur, yürekleri okur kitaplar. Kitap bir nevi yazarla sohbet etmektir. Kendine bile itiraf etmekten korktuklarını yazar satır aralarında sana çarpıyor. Kendini bulduğun, seni anlatan, duygularına tercüman olduğun bir kitap vardır elbette. Bazı kitaplar sanki bana hitaben yazılmış gibi her satırda kendimi buluyorum. Tartıyorum kendimi. Aynam oluyorlar benim. Ne kadar bakmaktan korksam da beni yansıtıyorlar.

         Bazı şeyleri ne kadar dile getirdiysem hep zararlı çıkan ben oldum. Söyleyip de kaybetmektense, pişman olmaksa eğer sonucu bırak içimi kavursun söyleyemediklerim. Ne zaman dile getirdiysem duygularımı, düşüncelerimi genelde kaybeden oldum. Belki de bu yüzdendir dostluğu, arkadaşlığı, yâri kitaplarda arayışım. Yüreğimin kanayışını yazılara döküşüm hep bu yüzdendir. Kitaplara sığındıkça yalnızlığa biraz daha bürünüyorum. Biriyle konuşmak varken kendimle, yazarla konuşuyorum.

                        *            *           *

Susarım; kelimeler konuşur içimde, fırtınalar kopar yüreğimde

Susarım; Sen konuş ben dinlerim seni, yalansız, riyasız, olduğu gibi

Susarım; içimde çığ gibi büyüyen yangın, söndürmeye çalıştıkça alevlenen

Susarım; gözyaşlarımla anlatırım söyleyemediklerimi, yeter ki sen dinlemesini bil.

Susarım; susarak da konuşurum, susarak da anlatırım tüm gizliyi

Sormayın bana hayatı içinde kayboldum çöl kumları gibi savruldum.

Sormayın bana hayatı bilinmezlere doğru yelken açtım…

25
0
0
Yorum Yaz